Nerede o eski Beyoğlu?

Burada! Çoğumuz Beyoğlu’nu üniversite ya da lise yıllarında gittiğimiz barları, Nevizade geceleri ya da Çiçek Pasajı ile hatırlarız. Daha eskileri, “Biz Beyoğlu’na giderken takım elbise giyerdik, kalmadı eski Beyoğlu beyefendileri” olarak hatırlar. “Beyoğlu’nu bitirdiler…”, “Kalmadı eski Beyoğlu!” cümleleri her jenerasyon için geçerli olmaya devam ederken, bu yazıda Beyoğlu’nun tarihi ve güzelliklerle dolu sokaklarında bir tura çıkacağız. Beyoğlu’nda nereler gezilir, Taksim’de görülmesi gereken yerler neresidir sorularına bu yazımızda cevap arayacağız. İster yıllardır İstanbul’da yaşayın, ister bir İstanbul turu ayarlıyor olun, kesinlikle Beyoğlu sokakları İstanbul’da görülmeden dönülmemesi gereken noktalardan biri.

Gerçekten de Beyoğlu uzunca bir süre İstanbul’un gece hayatının kalbinin attığı yer olmuştu. Son zamanlarda bu özelliğini eskiye nazaran kaybetse de, kimse Beyoğlu’nun güzelliğinden azaltamıyor. Dört bir tarafında tarih yatan, her binasında, her pasajında ayrı güzellikler olan bir yer Beyoğlu. Gelin bugün birlikte belki de yüzlerce kez gittiğimiz Beyoğlu’na bir de bu gözle bakalım. Umarım siz de bu turdan keyif alır, güzel bir gün geçirirsiniz.

Özellikle İstanbul’da yaşamayanlar için yazıda bahsedeceğimiz noktaların yerlerini google maps üzerinde işaretledik. Toplu taşıma kullanacaklar için ilk durağımız “Hacıosman-Yenikapı” metrosunun “Taksim” durağı olacaktır. İstanbul’un her saat yoğun trafiğini düşünerek rotamızın başlangıcına kesinlikle metro ile gelmenizi öneririm. Bununla beraber Taksim Meydan noktasına “Kabataş-Taksim” fünikülerini kullanarak, ya da otobüsle de ulaşmak mümkün. Geleceğiniz noktaya göre kullanabileceğiniz otobüs bilgileri için link. Rotanın sonunda da, “Hacıosman-Yenikapı” metro hattının “Şişhane” durağını kullanabilirsiniz. Rotamızdaki duraklar yürüyerek görülmeli ancak nostaljik tramvay da binilmeye değer. Dilerseniz rotamızın sonunda taksim meydanına dönmek için nostaljik tramvayı kullanabilir, İstiklal caddesinin tadını tramvay penceresinden izleyerek çıkarabilirsiniz.

  1. Taksim Meydanı
  2. Cumhuriyet Anıtı
  3. Gezi Parkı
  4. Sıraselviler Caddesi
  5. İstiklal Caddesi
  6. Su Taksimi Binası
  7. Ayia Triada Kilisesi
  8. Karakaş Binası
  9. Grand Pera
  10. Atlas Pasajı
  11. Çiçek Pasajı
  12. Üç Horan Ermeni Kilisesi
  13. Avrupa Pasajı
  14. Galatasaray Lisesi
  15. Mısır Apartmanı
  16. Panayia İsodion Kilisesi
  17. St. Antuan Katolik Kilisesi
  18. Pera Palas Otel
  19. Asmalı Mescit
  20. Tünel

1.Taksim Meydanı

Solda: Eski AKM Binası, The Marmara Oteli
Sağda: Yeni Taksim Camii

Osmanlı döneminde, çevre semtlere su dağıtımı yapılması için kurulan su taksimi binasından ötürü bu bölgeye Taksim adı verilmiştir. Günümüzde su deposu, meydanda görülen su fıskiyelerinin arkasında bulunmakta ve müze olarak gezilebilmektedir. Ancak Taksim’in bir meydan haline gelmesi ve kültürel olaylarda yer alması cumhuriyet sonrası dönemde başlamıştır. Cumhuriyetin ilanından sonra açılan Cumhuriyet Anıtı ve meydanın büyümesiyle Taksim Meydanı, İstanbul’daki kutlamaların merkezi haline gelmiştir. 2013’te başlayan ulaşımın yer altına alınması projesiyle günümüzde meydan sadece yaya girişine açıktır.

Cumhuriyet Anıtı’nın arkasında, yeni Taksim Camii yer almaktadır. Yapımına 2017 yılında başlanan camii’nin 2020 yılı içerisinde ibadete açılması bekleniyor. Camii 2500 kişinin aynı anda namaz kılabileceği kapalı alana ve 3 katlı bir otoparka sahip.

Sırtınızı Taksim Camii’sine verdiğinizde karşınızda Atatürk Kültür Merkezi yer almakta. Konser, tiyatro gibi kültürel etkinliklere ev sahipliği yapan bina 1969 yılında açılmış 2018 yılında yenilenmesi amacıyla yıkılmıştır. Yeni binanın 2021 yılında tamamlanması bekleniyor. AKM binasının sağ tarafında The Marmara oteli görebilirsiniz. AKM binasının sol tarafında ise Gezi Parkı yer almakta.

Binaları ve parkları yanı sıra Taksim meydanı, cumhuriyet tarihindeki neredeyse tüm önemli kutlama ve etkinliklere de ev sahipliği yapmıştır. Son yıllarda meydanda gösteri ve eylemler büyük ölçüde engellense de, yıllardır 1 Mayıs, 29 Ekim ve yılbaşı kutlamaları için İstanbullular Taksim Meydanı’nı tercih etmiştir. Tarihe “Kanlı 1 Mayıs” olarak geçen ve 34 kişinin hayatını kaybettiği 1977 1 mayıs kutlamaları da bu meydanda gerçekleşmiştir.

2. Cumhuriyet Anıtı

Cumhuriyetin ilanından sonra Atatürk’ün isteği üzerine İtalyan sanatçı Pietro Canonica’ya yaptırılan ve Kurtuluş savaşı ve Cumhuriyet Türkiyesi’ni anlatan anıt heykeldir. 8 Ağustos 1928’de açılışı gerçekleşmiştir. Heykel aslında bir havuzun ortasında yer alacak şekilde dizayn edilmiş, iki tarafında yalaklar yerleştirilmiştir ancak toplanan paranın yeterli gelmemesi üzerine heykel son haline getirilememiş ve günümüzdeki hali ile açılmıştır. 

Anıtın yapılması kararlaştırıldıktan sonra Mimar Sinan üniversitesinde bir yarışma düzenlenir ve yarışmayı kazanan öğrenci devlet bursu ile İtalya’da anıtın yapımında staj yapma hakkını elde edecektir. Yarışmayı Sabiha Ziya kazanır ancak cumhuriyet döneminde dahi 22 yaşında bekar bir kadının yurtdışına staja gönderilmesi çoğu insanda tereddüt yaratır. Tüm engellere rağmen Sabiha Ziya İtalya’da, sanatçı Pietro Canonica’ya heykelin yapımında asistanlık görevine gönderilir ve ilk Mimar Sinan Üniversitesinden mezun ilk kadın heykeltraş olarak tarihe geçer. Anıtın kadın portrelerinde heykeltraşın Sabiha Ziya’dan esinlendiği söylenir.

Anıtın bir yüzünde Mustafa Kemal, arkasında halk ve askerler ile tasvir edilmiş ve milli mücadele anlatılmıştır. Diğer yüzünde ise Mustafa Kemal Atatürk, Fevzi Çakmak ve İsmet İnönü halk ve askerlerle tasvir edilmiş, Cumhuriyetin kuruluşu anlatılmıştır. Gene anıtın bu yüzünde yer alan Rus generaller, Kurtuluş savaşında verilen Sovyet desteğine minnet amaçlı eklenmiştir. Anıt’ın doğu cephesinde yüzü peçeli ve mutsuz bir kadın, batı cephesinde ise Cumhuriyet dönemi kadınını simgeleyen mutlu bir kadın portresi yer almaktadır. 

3. Gezi Parkı

Taksim meydanının sol tarafında yer alan park, yemyeşil ağaçları, çay bahçeleri ve süs havuzlarıyla rotanızın başında soluklanmak için ideal bir nokta. Park aynı zamanda 2013 yılında gerçekleşen Gezi Parkı Olaylarının odak noktası olmuştu. Olaylar, alınan kararla Gezi Parkı’nın yıkılıp yerine topçu kışlası inşaa edilmesiyle ilgili karara karşı çıkan çevreci grupların parkta yaptığı protestolarla başlamış, polisin protestolara olan sert müdahalesi sonucu artan tepkilerle protestolar tüm Türkiye’ye yayılmıştır. Protestolara gelen destek gün geçtikçe artmış, polisin müdahaleleri de sertleşmeye devam etmiştir. Olaylar bittiğinde onlarca kişi hayatını kaybetmiş, binlerce kişi yaralanmıştır. Olaylar hem Türkiye’de hem dünyada büyük yankı uyandırmıştır.

4. Sıraselviler Caddesi

Taksim meydanında şimdi de sırtımızı AKM binasına verdiğimizde karşımıza iki güzel cadde geliyor, İstiklal ve Sıraselviler caddeleri. Solda kalan Sıraselviler caddesi Taksim Meydanı’ndan Firüzağa Camii’ne kadar uzanmakta ve üzerinde çok güzel kafeler, restoranlar ve alışveriş dükkanları bulunmaktadır. Eğer acıktıysanız, caddenin başında bulunan büfelerden, Beyoğlu’nun sokak lezzetlerinin tadını çıkarabilirsiniz. Özellikle ıslak hamburger bu durakların yemeden dönmemeniz gereken lezzetlerinden.

5. İstiklal Caddesi

Taksim Meydanı’ndan Tünel’e kadar uzanan 1400 metrelik cadde, İstanbul’un en gözde caddelerinden biridir. Tarihi 1800’lere dayanan caddenin orta noktası Galatasaray Lisesinin önünde bulunan 50. Yıl Anıtı kabul edilir. Nostaljik tramvayı, sayısız güzel binayı ve tarihi eseri bünyesinde barındıran cadde, yıllardır İstanbulluların gözde caddesi olmuştur. 

Cadde, hem turistlerin hem yerlilerin uğrak noktası olmuş, sayısız alışveriş mağazası, bar, restoran ve sokak lezzetine ev sahipliği yapmaktadır. Nargile kafeler, rock barlar, meyhaneler, fasıl mekanları, şık restoranlar gibi çok geniş bir yelpazeye sahiptir ve her kesimden insan kendine hitap eden bir mekan bulabilir. Son zamanlarda popülerleşmesiyle caddede onlarca farklı kahve dükkanı açılmıştır. Caddede, sabaha karşı geç saatlerde bile, gündüz kalabalığını aratmayan bir kalabalıkla karşılaşmanız çok olasıdır ve İstanbul’un kozmopolit yapısının doyasıya tadını çıkarabilirsiniz.

6. Su Taksimi Binası

İstiklal Caddesinin başlangıcında yer alan bina, Osmanlı döneminde bölgede artan yerleşimden ötürü başlayan su sorununu çözmek amacıyla 1731 yılında yapılmıştır. 3. Ahmet döneminde yapımı başlayan bina, 1. Mahmud döneminde açılmıştır. Belgrad ormanlarından bentler ile getirilen suyun taksimi (dağıtımı) bu binadan yapılmaktaymış. Taksim semtinin ismi de bu binadan gelmektedir. Taksim binası ve su deposundan oluşmaktadır. Günümüzde İstanbul Belediyesinin iletişim binası olarak kullanılmaktadır. İçerisi gezilebilmektedir ve giriş ücretsizdir.

7. Ayia Triada Kilisesi

İstiklal caddesinden aşağı inerken ilk solda kalan sokağın içinde bulunan Neo-Barok tarzı inşa edilmiş Rum Ortodoks kilisesinin inşaatı 1880 yılında tamamlanmıştır. Giriş kapısının üzerinde bulunan yuvarlak süslemeleri, binanın iki yanında bulunan estetik kuleleri ve Muhteşem güzellikte bir bahçesi bulunmaktadır.

8. Karakaş Binası

Ragıp Paşa Binası olarak geçen bu muazzam apartman, 1900 yılında dönemin zengin paşalarından olan Ragıp paşa tarafından Mimar Aram Karakaş’a yaptırılmıştır. Kafanızı kaldırıp bu 5 katlı binayı izleyin.. Her detayında ayrı güzellik olan binanın en dikkat çeken özelliği, her katında bulunan penceler birbirinden farklı ve güzel.

9. Grand Pera

Cercle d’Orient, (Serkildoryan) binası, İstiklal caddesinin en görkemli binalarından biridir ve Osmanlı devlet adamı Abraham Paşa tarafından konut olarak yaptırılmıştır. Daha sonraları adını da aldığı Büyük Kulüp’e (Cercle d’Orient) ev sahipliği yapmış kulübün taşınmasıyla ve geçirdiği hasarlarla yıllar içerisinde harabe halini almıştır. İstanbullular tarafından çokça tartışma yaratan bir projeyle, Emek Sineması’nı da kapsayan bir yenilenme süreci geçirmiştir. Günümüzde, konser alanı, Yeni Emek Sineması ve kafeler bulunan bir kompleks haline gelmiştir.

10. Atlas Pasajı

Günümüzde giyim ve süs eşyaları satan dükkanların bulunduğu pasaj, Sultan Abdülaziz döneminde yaptırılmıştır. 1950’li yıllarda sinema olarak kullanılan pasajda hala faaliyet gösteren bir sinema da mevcut.

11. Çiçek Pasajı 

1870 Büyük Beyoğlu yangını sonrası zengin bir bankacı tarafından alınan arsaya 1876 yılında inşa edilen Çiçek Pasajı, İstiklal caddesinin en güzel ve en meşhur pasajıdır desek yanlış olmaz. Zamanında pastaneler, terzi dükkanları gibi şehrin gözde dükkanlarıyla doluyken, zamanla yerleşen çiçekçilerden ötürü pasajın adı Çiçek Pasajı olmuştur. Zamanın geçmesiyle çiçek dükkanları yerini meyhanelere bırakmış, Çiçek Pasajı adı bir hatıra olarak kalmıştır. Binanın içine girdiğinizde sizleri muhteşem bir cam kubbe karşılıyor. Pasajın orta açıklığına kadar yürüyüp pasajın muhteşem mimarisi ve meyhanelerin ortamının tadını çıkarabilirsiniz. Özellikle İstanbul’a turist olarak geldiyseniz burada rakı ve mezelerin tadını çıkarabilir, sokak sanatçılarının müziklerini dinleyebilirsiniz ancak şimdiden uyaralım, ortam ve yemekler güzel olmakla beraber ücretler de düşük değil. Acıktıysanız ancak uzun süreli bir yemek yemeyi düşünmüyorsanız, çiçek pasajının arkasında bulunan Şampiyon Kokoreç İstiklal caddesinde deneyebileceğiniz sokak lezzetlerinden biri. Kokoreç, midye tava, midye dolma gibi sokak lezzetlerinden tatmadan İstiklal’in tadını çıkarmış sayılmazsınız.

12. Üç Horan Ermeni Kilisesi

Çiçek pasajının yan kapısından çıkıp sağa doğru yürüdüğünüzde, pasajın içerisinde, dükkanların arasında kalan siyah kapıdan girişi olan güzel kilisede şimdi sıra. Girişinden geçip büyüklüğü ve güzelliği ile insanı hayrete düşürüyor. Ara Güler’in cenazesinin kaldırıldığı kilisedir.

13. Avrupa Pasajı

Gene yüzlerce kez önünden geçip, güzelliğini fark etmediğimiz noktalardan birindeyiz. Çiçek pasajının yan kapısından çıkıldığında girişi tam karşınızda kalmakta. Avrupa pasajı gerek dükkanları gerek mimarisiyle göz kamaştıran pasajlardan biri. İçerisinde bulunan renkli şallar, antikalar satan dükkanlardan alışveriş yapabilirsiniz. Pasajın içerisinde bulunan aynalardan ötürü Aynalı Pasaj olarak da anılıyor. Yukarıda bulunan heykeller ve kubbesinde bulunan cam kaplama ile gerçekten görülmeye değer.

14. Galatasaray Lisesi

Avrupa pasajından çıktıktan sonra İstiklal caddesine geri dönüyoruz. İstiklal caddesinin tam ortasında yer alan lisenin kuruluşu 2. Bayezid dönemine dayanıyor. Bir gün avlanmaya giden 2. Bayezid gördüğü büyük ve çok güzel bahçenin sahibi Gül baba ile tanışır ve onu ödüllendirmek için bahçeye bir okul yaptırır. Lisenin bahçesindeki gül ağaçlarının varlığı da bu hikayeye dayanmaktadır. O zamanlar tıbbiye ve kışla olarak görev yapan bina,1868 yılında, modern bir eğitim veren Osmanlı kurumu olması amacıyla Mekteb-i Sultani adıyla yeniden hizmete açılır. Cumhuriyetin ilanıyla adı Galatasaray Lisesi olan kurum, hala Fransızca eğitim vermeye devam etmektedir. Hala aktif olarak eğitime devam eden bir kurum olduğu için turistik ziyaret edilmesi mümkün değil ancak dışarıdan görünen bahçesi ve muhteşem kapısı görülmeye değer.

15. Mısır Apartmanı

İstiklal Caddesi’ndeki yürüyüşümüze devam ettiğimizde, solda güzeller güzeli Mısır Apartmanını görüyoruz. İstanbul’un belki de en güzel apartmanı Mısır Apartmanı desek abartmış olmayız. İhtişamı ve estetiğiyle göz kamaştıran bu bina, Mısırlı Abbas Halim Paşa tarafından yaptırılmıştır. İstiklal’de hoş bir yürüyüş yaparken, durun ve bu binanın güzelliğinin keyfini çıkarın. Karakaş binasında gördüğümüz, her pencerenin ayrı bir formunun olması tarzını bu binada da görmek mümkün.

16. Panayia İsodion Kilisesi

İstiklal’in kalabalığından uzak ara bir sokakta bulunan bu güzel kilise, 1804 yılında inşaa edilmiştir. Rum Ortodoks cemaatine ait kilisenin iç süslemeleri harika.

17. St. Antuan Katolik Kilisesi

Dış cephesi kırmızı tuğlalarla kaplı bu güzel kilise, 1724 yılında yapılmış ve İstanbul’un en büyük Katolik kilisesi olmuştur. Kilisenin girişinde bulunan 2 apartman ve bu apartmanları birleştiren köprü harika bir görsel estetik sunmakta. Kilisenin girişi 3 kapıdan oluşmakta. İçerideki süslemeler, tavanın mavi rengi gözleri kamaştırıyor. Hangi dinden olursanız olun, İstiklal’in kalabalık ortamından sıyrılıp, içerideki huzur ortamını yaşamadan İstiklal’den ayrılmayın deriz.

18. Pera Palas Otel

Bir asırdan fazladır seçkin konuklarını ağırlayan otel, aralarında Atatürk’ün de bulunduğu pek çok ünlü ismi ağırlamış. Otelin güzel mimarisi ve ihtişamlı salonlarının yanı sıra, binada İstanbul’un ilk elektrikli asansörü de bulunmaktadır. Atatürk’ün İstanbul’a geldiğinde sık sık kaldığı 101 numaralı oda, 1981 doğumunun 100. yılında müzeye dönüştürülmüştür. Oda Atatürk’ün kişisel eşyalarıyla yeniden dekore edilerek ziyaretçilere açılmıştır.

19. Asmalı Mescit

2000’li yıllardan önce çokta hareketli olmayan bu bölge, 2000’li yıllardan itibaren Beyoğlu gece hayatının kalbinin attığı yerlerden biri olmaya başlamıştır. Günümüzde de barları, restoranları ile Beyoğlu’nun önemli eğlence mekanlarından biridir. Tarihi binaları, sanat galerileri güzel cafeleriyle sokakları arasında gezip Beyoğlu’nun tadını çıkarabileceğiniz noktalardan biridir. Öğlen bir kahve, akşam ise güzel bir akşam yemeği yemeyi düşünüyorsanız buradaki cafeleri deneyebilirsiniz. Turun yorgunluğunu atmak için bir kahve molası vermek isterseniz, İllüzyon Müzesi’nin olduğu bölgede çeşitli kafe ve restoranlar mevcut.

20. Tünel

Gezimizin son durağı olan Tünel, Karaköy-Beyoğlu füniküler hattının Beyoğlu ayağında bulunan bölgedir. Tünel’den aşağıya inen cadde ile Galata’ya inebilir ve tarihi binaların, muhteşem müzik dükkanlarının keyfini çıkarabilirsiniz. Ayrıca tarihi Beyoğlu tramvayının son durağı da burada yer almaktadır.

“Beyoğlu’nda neler yapılır?” “Taksim’de görülmesi gereken yerler neresidir?” sorularınıı yanıtlamaya çalıştığımız yazımızın sonuna geldik. Bu her sokağı kültür ve tarih kokan semtin sokaklarında umarım güzel bir tur geçirmişsinizdir. Yazı boyunca Beyoğlu’na gelip görmeden dönmemeniz gerektiğini düşündüğüm yerlerden bahsettim ancak ncak Beyoğlu’nda yapılacak daha pek çok şey elbette var. Eğer vaktiniz varsa ya da Beyoğlu’nun tadını çıkarmaya devam etmek isterseniz, aşağıda bir kaç önerim daha var.

  • Masumiyet Müzesi

Orhan Pamuk’un “Masumiyet Müzesi” romanından yola çıkarak, hayatı boyunca topladığı eşyaları sergilediği müzedir. Cukurcuma’da yer alan tarihi bir binayı mesken edinmiştir. Müze 2014 yılında Avrupa Yılın Müzesi ödülünü almıştır. Giriş ücreti 30 TL, öğrenci 20 TL’dir. Müzeyle ilgili detaylı bilgi için link.

  • İstanbul Modern Sanatlar Müzesi

Müzenin orijinal yeri Karaköy’de ancak geciçi olarak Beyoğlu’nda hizmet vermekte. Giriş ücreti 37 TL. Detaylı bilgi için link.

  • İllüzyon Müzesi

Değişik bir deneyim yaşamak isterseniz, illüzyon müzesi tam size göre. Giriş ücreti 53 TL ve maalesef müze kart geçerli değil. Detaylı bilgi için link

  • Madame Tussauds

Ünlüleri yakından görmek isterseniz, Grand Pera binasında bulunan Madame Tussauds müzesine uğrayabilirsiniz. Giriş 109 TL ancak online biletle 62TL’ye bu müzeye giriş yapabilirsiniz. Detaylı bilgi için link.