Milano! Modanın Başkenti

Milano, tarih, sanat, moda ve lezzetin harmanlandığı dinamik bir şehir. Buraya geldiğinizde yapacak şeyler konusunda başınız dönmesin! Sadece bu yazıyı okuyarak Milano’yu keşfetmeye başlayabilirsiniz.

Milano, İtalya’nın kuzeyinde yer alan Lombardiya bölgesinin başkenti ve zengin bir tarihe sahip önemli bir şehir. Şehrin tarihi, M.Ö. 400’lü yıllara kadar uzanır ve Galyalı İnsubliler tarafından kurulduğu bilinmektedir. Şehir, Mediolanum adıyla antik Roma döneminde hızla büyüdü ve M.S. 286 yılında İmparator Diocletian tarafından Batı Roma İmparatorluğu’nun başkenti ilan edildi. Bu dönem Milano’nun ticaret, sanat ve politikada önemli bir merkez haline gelmesinin başlangıcı oldu.

Orta Çağ’da Milano, zengin ve güçlü bir şehir devleti haline geldi. Sforza ve Visconti ailelerinin yönetimi altında gelişerek, İtalya’nın en etkili şehirlerinden biri oldu. Özellikle Sforza Hanedanı döneminde şehir, Rönesans’ın sanatsal ve kültürel bir merkezi haline geldi. Leonardo da Vinci gibi büyük sanatçılar Milano’da çalıştı ve bu dönemde şehrin görkemine katkıda bulundu.

II. Dünya Savaşı sırasında büyük hasar gördü, ancak savaş sonrasında hızlı bir şekilde toparlanarak, İtalya’nın finans, moda ve sanayi merkezi haline geldi. Bugün Milano, sadece İtalya’nın değil, dünyanın en önemli moda ve tasarım başkentlerinden biri olarak bilinir. Aynı zamanda iş dünyası, ticaret ve sanatın kesişim noktasıdır.

Milano, antik çağlardan modern döneme kadar Avrupa’nın en dinamik şehirlerinden biri olmuş ve hem sanatta hem de ticarette büyük bir miras bırakmıştır.

Toplu Taşıma

Milano’da toplu taşıma oldukça verimli ve kullanışlı. ATM tarafından işletilen metro, tramvay ve otobüsler, şehri keşfetmenin en kolay yollarından biri.

  • Metro: Milano’nun metro sistemi oldukça kapsamlı ve şehri hızlıca gezmenizi sağlar. Üç ana hat vardır: Kırmızı (M1), Yeşil (M2) ve Sarı (M3). Katedrali, Brera’yı, Navigli’yi ya da diğer popüler bölgeleri görmek istiyorsanız, bu hatlar size rehberlik edecektir.
  • Biletler: Tek kullanımlık biletler yaklaşık 2 Euro’dur ve 90 dakika boyunca tüm toplu taşıma araçlarında geçerlidir. Günübirlik geziler için ise 24 saatlik biletler (7 Euro civarında) en iyi seçenektir. Biletlerinizi istasyonlardan veya gazete bayilerinden alabilirsiniz.
  • Tramvay: Şehir içinde daha nostaljik bir ulaşım aracı arıyorsanız, tramvayları tercih edebilirsiniz. Özellikle Tarihi Tramvay (Tram 1), hem ulaşım hem de nostalji sunan bir deneyimdir.
  • Bisiklet Kiralama: Milano’da bisiklet kiralayarak şehri keşfetmek de oldukça popüler bir seçenek. “BikeMi” adında bir şehir bisiklet kiralama sistemi mevcut. Şehrin birçok noktasında bisiklet istasyonları bulunuyor.

Gezilecek Yerler

Duomo di Milano (Milano Katedrali)

Şehrin kalbi! Duomo, Gotik mimarisiyle nefes kesici bir yapı. Çatısına çıkıp şehri yukarıdan izlemeyi sakın kaçırmayın. Katedralin içindeki vitraylar ve detaylı taş işçiliği de kesinlikle görülmeye değer.

Galleria Vittorio Emanuele II

Duomo’nun hemen yanında yer alan bu tarihi alışveriş galerisinde yürürken, sadece moda markalarını değil, Milano’nun aristokrat geçmişini de hissedebilirsiniz. Kubbesi altındaki mozaikler, ve şık mağazalar büyüleyici.

Sforzesco Şatosu (Castello Sforzesco) ve Parco Sempione

Tarihi bir kale olan Sforzesco Şatosu, Milano’nun sanat ve tarihini sergileyen müzelerle dolu. Bahçelerinde yürüyüş yapabilir ya da içindeki Leonardo da Vinci’nin elinden çıkan eserleri keşfedebilirsiniz.

Sforzesco Şatosu’nun hemen yanında yer alan bu devasa park, şehrin koşuşturmacasından kaçmak ve doğayla baş başa kalmak için mükemmel bir nokta. Arco della Pace (Barış Kemeri) de burada bulunuyor ve parkın sonunda şık bir manzara sunuyor.

Santa Maria delle Grazie ve Son Akşam Yemeği

Leonardo da Vinci’nin ünlü Son Akşam Yemeği tablosunu görmek için burayı ziyaret edin. Ancak önceden rezervasyon yapmayı unutmayın, zira yoğun ilgi gören bir yapıt.

Brera Sanat Galerisi (Pinacoteca di Brera)

Eğer sanata ilginiz varsa, Milano’nun en prestijli sanat galerilerinden biri olan Brera’da, Rönesans döneminin başyapıtlarını görebilirsiniz.

Navigli Bölgesi

Akşamüstü bir şeyler içmek veya akşam yemeği yemek için mükemmel bir yer. Kanallarıyla ünlü bu bölge, Milano’nun sosyal yaşamının merkezi. Özellikle aperitivo saatlerinde oldukça hareketli olur.

Yeme-İçme

  • Risotto alla Milanese: Safranla renklendirilmiş bu risotto, Milano’nun en ikonik yemeklerinden biridir. Kremamsı yapısıyla ve eşsiz aromasıyla denemeye değer.
  • Cotoletta alla Milanese: Kemikli dana etinin incecik dövülerek pane harcıyla kızartılmasıyla yapılan bu yemek, Milano mutfağının olmazsa olmazlarındandır. Hem doyurucu hem de lezzetli!
  • Panettone: Milano’nun dünyaca ünlü tatlısı Panettone, özellikle yılbaşı döneminde popülerdir. Hafif, yumuşak ve meyve dolu bu kek benzeri tatlı, her köşebaşında bulabileceğiniz bir lezzet.
  • Ossobuco: Kemikli dana incikten yapılan, yavaş pişirilmiş bu et yemeği, genellikle safranlı risotto ile servis edilir ve adeta damakları şenlendirir.
  • Aperitivo Zamanı: İtalya’da aperitivo, iş çıkışı bir içkiyle birlikte atıştırmalıklar alıp arkadaşlarla vakit geçirmenin gelenekselleşmiş bir yolu. Milano’da akşamüstü saatlerinde Navigli bölgesindeki bir kafeye oturup bir spritz veya prosecco içerek bu kültürü deneyimleyebilirsiniz.

Yapılacak Şeyler

  • Alışveriş: Moda cenneti olan Milano’da, Via Monte Napoleone gibi sokaklarda dünyanın en ünlü tasarımcılarının mağazalarını bulabilirsiniz. Eğer yerel pazarları seviyorsanız, Mercato di Via Fauchè’de yerel ürünler ve giysiler bulabilirsiniz.
  • Como Gölü: Eğer Milano’da geçireceğiniz zaman uzunsa, bir gününüzü göller bölgesine ayırabilirsiniz. Como Gölü hem doğal güzellikleri hem de tatlı sokakları ile güzel bir gün geçirmeniz için yeterli. Milano’dan tren ile 1 saatte ulaşmak mümkün.
  • Lugano Gölü: Como Gölünden sonra rotanızı bu doğa harikası bölgeye çevirebilirsiniz. Lugano İsviçre sınırları içerisinde bulunan güzel bir köy. Burada hem göle girebilir, hem güzel restoranlarda güzel bir yemek yiyebilirsiniz. Hem Milano’dan hem de Como’dan buraya tren ile ulaşım mümkün. Herhangi bir kontrole girmeden İtalya’dan buraya ulaşabiliyorsunuz.

Eğer vaktiniz varsa, göller bölgesine uğramadan dönmeyin derim.