Bu yazıda Avrupa’nın en çok ziyaret edilen rotası Amsterdam’dayız. Kuzey Hollanda’da yer alan, Hollanda’nın kültür ve ve sanat kalbinin attığı Amsterdam, ilk olarak Amstel nehri kenarına kurulmuştur. Önüne yapılan su bendi(dam) dolayısıyla zaman içerisinde Amsterdam olarak anılmaya başlanmıştır. Şehirin ilk kurulduğu dönemde bataklıklar dolayısıyla verimli toprak bulmak zormuş. Hollandalılar yel değirmenleri ile bataklıklardaki suyu boşaltarak verimli topraklar elde etmiş. Şehir deniz seviyesinden -4 metrede bulunuyor. Evet yanlış okumadınız -4 yani su seviyesinin altında! Hollanda’nın yaklaşık dörtte biri su seviyesinin altında bulunuyor. Şehrin önüne kurulan su bendi sayesinde ve deniz kenarında bulunan değirmenler ile su denize boşaltılarak deniz suyunun şehri doldurması engelleniyor ve verimli topraklar elde ediliyor. Bu su bendi teknolojisi, günümüzde dahi teknoloji harikası olarak görülmekte. Şehrin büyük bölümü bu sebeple kazıklar üzerine oturtulmuş. Sadece merkez tren istasyonu 6000 kazık üzerinde durmakta. 17. yüzyılda liman ticaretinin büyük bölümünü elinde bulunduran şehir, bu tarihten itibaren kültür ve sanatın merkezi haline gelmiş.
Venedikten sonra en çok kanalı bünyesinde bulunduruyor Amsterdam. Kanalların kenarında bulunan tarihi evlerin tarihi 17. yüzyıla kadar gitmekte. Bir dönem bu evler yıkılması ve yenilenmesi gündeme gelmiş ancak Amsterdam halkı bu duruma şiddetle karşı çıkmış ve günümüzde doya doya keyfini çıkardığımız bu mimari miras bizlere kalmış. Gelin şimdi bu kültür ve sanat şehrini beraber keşfe çıkalım.
***Eğer pasaport ve vize işlemleriyle ilgili detay bilgiye ihtiyacınız varsa Pasaport ve Vize Alma yazımızı okuyarak bilgi sahibi olabilirsiniz.
Amsterdam’a nasıl ulaşılır? Havaalanından Amsterdam’a ulaşmak için Amsterdam Centraal’e giden otobüsleri kullanabilirsiniz. Havaalanından bu otobüsler için bilet almak mümkün. Günlük biletlerinizi havaalanından ya da Centraal istasyonundan temin edebilirsiniz. Amsterdam yüz ölçümü olarak çok küçük bir şehir. Özellikle İstanbul gibi bir şehirden geliyorsanız, bir ilçeden küçük diyebiliriz. Otelinizin bulunduğu noktayı ve gezeceğiniz yerleri ve hava durumunu göz önünde bulundurarak, günlük bilet almadan, yürüyerek, Amsterdam’ı gezebilirsiniz. Özellikle kış aylarında şehir bir hayli soğuk olabiliyor. Gene de bu güzel şehrin sokaklarında kaybolmak son derece keyifli.
Şehir merkezinde bulunan oteller biraz pahalı olabiliyor. Bu sebeple Amsterdam’ın biraz dışında bir otel tutarak, Amsterdam’a metro, tramvay ya da otobüs ile ulaşmayı düşünebilirsiniz. Amsterdam’ın neredeyse her yerinden merkeze tramvay ve metro ile ulaşmak mümkün. Aşağıda metro ve tramvay hatlarının haritasını bulabilirsiniz.
Bilet satın alma noktalarından günlük ya da haftalık biletler alarak kolayca merkeze ve istediğiniz yerlere gitmeniz mümkün. Ayrıca günlük ya da haftalık bilet almak istemiyorsanız, tek kullanımlık biletler de seyahat etmek mümkün. Avrupanın genelinde olduğu gibi burada da bilet kontrolü ulaşım araçlarında yapılabiliyor. Bu sebeple kontrol yok diyerek bilet almadan ulaşım araçlarına binmeyin. Yakalandığınız durumda yüklü bir ceza ödemek durumunda kalabilirsiniz. Aldığınız biletin üzerinde bilgiler mevcut ancak bileti ilk kullanımızın olduğu gün 00:00’dan, biletin bitiş günü saat 04:00’e kadar kullanabiliyorsunuz. Günlük biletler, havaalanı otobüsü olan 197 de dahil olmak üzere tüm metro tramvay ve otobüslerde geçerli. Yani günlük bilet alarak tüm ulaşım araçlarını kullanabilirsiniz. Eğer bilet satım noktası bulamadıysanız, biletlerinizi ulaşım noktalarında bulunan biletmatiklerden kredi kartı ile de alabiliyorsunuz. Sıra beklememek ve kartla ödemek için güzel bir yöntem oluyor.Detaylı bilgi için link. (Iamsterdam kart almayı düşünüyorsanız bu karta ulaşım da dahil)

Müzelere girecek ve günlük ulaşım bileti alacaksanız, bunları ayrı ayrı almak yerine Iamsterdam Card almayı düşünebilirsiniz. Alacağınız güne göre ayrı fiyatları bulunan kart ile müzelere ve bazı etkinliklere ücretsiz girebilir, aynı zamanda ulaşımdan da ücretsiz faydalanabilirsiniz. Iamsterdam kartınızı satış noktalarından ya da şehre gitmeden önce internetten evinize kargolatarak alabilirsiniz. Detaylı bilgi için link. Bu kart ile gireceğiniz müzelerin fiyatını ve kullanacağınız toplu taşımaları hesaplayarak bunların toplamını ucuza getirebilirsiniz. Ben fazla toplu taşıma kullanmadığım ve önceden bilet satın aldığım müzelere girdiğim için bu karttan almamıştım. Ancak bu karttan almayacaksanız ve müzelere girecekseniz uzun kuyruklar beklememek, hatta bazen müzenin toplam ziyaretçi sayısı aşıldığı için hiç giriş de yapamayabilirsiniz, adına biletinizi önden internet üzerinden almanızı tavsiye ederim.
Havaalanından merkeze oradan da otelinize geçtiyseniz, artık Amsterdam’ı keşfetmeye hazırsınız. Öyleyse Amsterdam’da görülecek yerler listesine bir göz atabilirsiniz.
Amsterdam’da Görülecek Yerler

- Amsterdam Centraal (Merkez İstasyonu)
Şehrin tüm ulaşım noktalarının merkezi olan merkez istasyonu, 6000 tane kazık üzerine oturtulmuş ve 1889 yılında açılmıştır. Bu noktadan şehrin her bölgesine ulaşım aracı bulmanız mümkün. Şehrin yakın çevresinde gezeceğiniz noktalar varsa bu otobüs ya da trenler de bu istasyondan kalkmaktadır. İstasyonun önünde bulunan şehir tanıtım ofisinden şehirle bilgi almak mümkün. Aynı zamanda istasyonun hemen karşısında çok katlı bir bisiklet parkı bulunmaktadır. Bu şahane binayı görmeden dönmemenizi öneririm.

2. Aziz Nikola Kilisesi
Şehrin ana Roma Katolik kilisesi olan Aziz Nikola Kilisesi’dir. Merkez istasyonuna çok yakın bulunan kilise, merkeze doğru yürürken görülebilecek noktalardan biri.
3. Ağlama Kulesi
Aziz Nikola Kilisesinden devam ettiğinizde, sağ tarafınızda bu eski kuleyi göreceksiniz. Bu kule, rivayete göre şehir deniz ticaretinin ve denizciliğin merkezi iken, eşlerini sefere gönderen eşlerin onları uğurladığı ve arkalarından ağladığı için Ağlama Kulesi olarak anılmakta. Kulenin hemen yanındaki kanal önünde bir fotoğraf çektirebilirsiniz, arkadaki amsterdam evlerinin ve kanalın manzarası harika.
4. Red Light District
Geldik Amsterdam’ın meşhur Kırmızı Fener Mahallesine. Avrupa’nın en çok ziyaret edilen mahallelerinden biri Red Light District. Amsterdam’a gelip de bu mahalleyi ziyaret etmeyen yok gibi. Bu mahalle adını, mahallede bulunan genel evlerin ışığının kırmızı oluşundan almış, zamanla bunun gibi genel evlerin bulunduğu bölgelere bu isimle hitap edilir olmuş. Bu mahallede sayısız genelev mevcut. Mahalleyi gezerken genel evlerin ve seks işçilerinin turistik amaçlarla dahi olsa kesinlikle fotoğraflarını çekmek yasak. Bu konuya kesinlikle dikkat edin çünkü sert tepki görebilirsiniz. Buradaki seks işçileri devlet tarafından sigortalı ve yasal olarak çalışıyorlar. Düzenli denetimlerden geçiyorlar. Onları korumak için çalıştıkları odalarda acil durum düğmeleri dahi var. Kurallara uymadığınız durumlarda bu buton ile polislerin olay yerine gelmeleri 1-2 dakika sürüyor. Bunun yanında mahalleyi gezerken mavi ışıklı dükkanlar da görebilirsiniz. Bu mavi ışık, burada çalışan kişinin trans birey olduğu anlamına geliyor. Mahallede bundan başka seks tiyatrosu, seks müzesi sex shop gibi bir çok dükkan mevcut.

5. Dam Meydanı
Amsterdam Kraliyet Sarayı, Yeni Kilise, Madame Tussaud’s ve Ulusal Anıt gibi yapıları içerisinde bulunduran Dam Meydanı, şehrin tarihi ve bir çok etkinliğinin gerçekleştiği meydandır. Meydanda bir çok etkinlik düzenleniyor ve gözde alışveriş mekanları da bu meydanda bulunuyor. Meydanın ortasında bulunan Ulusal Anıt, 1956 yılında 2. Dünya savaşı anısına yaptırılmıştır. Tam karşısında Kraliyet Sarayı, sarayın sağ tarafında da Yeni Kilise bulunmaktadır.

6. Amsterdam Kraliyet Sarayı
Dam Meydanın’da bulunan Amsterdam Kraliyet Sarayı, ilk açıldığında belediye binası olarak yapılmıştır. Zamanla kraliyet sarayına dönüştürülen binada günümüzde Kraliçe ziyaretleri ve resepsiyonlar düzenlenmektedir.
7. Anne Frank Evi
Bu müze ev, 2. Dünya Savaşı sırasında Anne Frank ve ailesinin saklandığı, ve Anne Frank’ın meşhur günlüğünü yazdığı evdir. Günümüzde müzeye dönüştürülmüştür. 2. Dünya savaşı sırasında Anne Frank ve ailesi, Yahudi soykırımından kaçmak için aile dostlarıyla birlikte 2 yıl boyunca bir bodrumda saklanmış. Bu saklanma sırasında Anne Frank, daha sonra kitaba dönüştürülen ve 2. Dünya Savaşı’nın korkunçluğunu ve bir genç kızın bu dönemdeki hissiyatını içten bir şekilde anlattığı günlüğünü tutmuştur. Maalesef saklanarak geçen 2 yılın ardından SS subaylarının saklandığı evi bulmasıyla tüm aile ve onlara yardım eden kişiler toplama kamplarına gönderilmiştir. Yakalanan 8 kişiden sadece Otto Frank(Baba) hayatta kalmayı başarabilmiş, kızının günlüğünü kitap haline getirmiştir. Bu vesileyle de 2. Dünya Savaşı’nın korkunçluğunu gözler önüne seren bir simge haline gelmiştir. Ev 1960 yılında müzeye dönüştürülmüştür.
Anne Frank evinin hemen yanında, Westerkerk Kilisesini görebilirsiniz.
Anne Frank Müzesinin giriş ücreti : 14 €

8.Amsterdam Müzesi
Bu güzel şehri gördükten sonra, şehrin tarihini ve kültürünü de merak ettiyseniz, Amsterdam Müzesi’nde şehirle alakalı daha fazla bilgiye ulaşabilirsiniz. 1000 yılı aşkın süredir ticaretin ve kültürün merkezi haline gelmiş şehrin tüm özelliklerini bu müzede görebilirsiniz. Müzede çocuklar için de farklı etkinlikler mevcut.
Giriş ücreti : 15 €
9. Çiçek Pazarı
Hollanda bilindiği gibi laleleri ve peynirleri ile meşhur. Bu çiçek pazarında her ikisini de bolca deneyimlemeniz mümkün. Çiçek pazarının içerisinde hem Hollanda’nın meşhur lalelerini görebilir, dilerseniz hediye olarak bir lale soğanı da alabilirsiniz, hem de meşhur peynirlerinden tadabilirsiniz. Benim şehirde en sık gördüğüm peynirci Henry Willig oldu. Neredeyse her ana caddede birden fazla dükkanı var. Dükkana girip harika peynir çeşitlerinden ücretsiz tadabiliyorsunuz. (Biz başta çekinerek yaklaşmıştık ancak ücretsiz bir şekilde tadım yapabiliyorsunuz:)) Özellikle fesleğenli, biberli gibi değişik peynir çeşitlerini mutlaka deneyin. Bunun dışında marketlerde bile ucuz ve oldukça lezzetli peynirlerden alabilirsiniz.
10. Leidse Meydanı
Leidse Meydanı Amsterdam’ın gece hayatı hareketli olan noktalarından biri. Meydanın etrafında ve yakınlarında bir çok bar ve restorant bulmak mümkün. Meydanda sokak sanatçılarının performanslarını dinlemek, ve Amsterdam Tiyatro Binasını görmek için kısa bir mola verebilirsiniz.
11. Müze Alanı (MuseumPlatz)
Amsterdam’ın meşhur Iamsterdam yazısını da içinde bulunduran müze alanıdır. Gerçekten büyük bir yeşil alana ve birbirinden değerli eserlerin sergilendiği müzelere sahip. Alanda Rijksmuseum, Van Gogh Museum ve Stedelijk Museum’dur. Bunların yanı sıra pırlanta müzesi gibi irili ufaklı bir çok farklı müzeyi ve bir müze alışveriş noktasını da kapsar. İster bu tarihi müzelerin tadını çıkarın, ister güzel havalarda ortadaki yeşil alanda keyifle vakit geçirip Rijksmuseum’un harika binasını izleyerek dinlenebilirsiniz.

12. Vondelpark
Amsterdam küçük bir şehir olmasına rağmen, gerçekten büyük ve güzel bir çok park bulmak mümkün. Vondelpark da bu parklardan en meşhuru diyebiliriz. Şehrin merkezinde bulunan ve 40 hektardan büyük bir alan kaplayan park yılda 10 milyondan fazla ziyaretçi almaktadır. Özellikle şanslıysanız ve hava güzelse bu park oldukça kalabalık oluyor. Gezerken yorulduğunuzda ya da keyifli vakit geçirmek istediğinizde bu parka uğrayıp gölet kenarında yürüyebilir, bisikletinizle parkın içerisinde gezebilirsiniz.



13. Heineken Experience
Heineken Experience, Heineken firmasının eski fabrika binasını müzeleştirdiği ve insanların hem biranın yolculuğunu görebildiği hem de heineken biralarından tadım yapabildiği müzedir. İçerisinde bira içebileceğiniz ve atıştırmalıkların da olduğu bir bar bölümü de mevcut. Müzeyi gezdikten sonra burada bira keyfi yapabilirsiniz.

14. Rembrandt Meydanı
Rembrandt, Hollanda ve Avrupa sanat tarihinin önemli isimlerinden biridir. Uzunca bir zaman, meydanın yakınındaki bir evde yaşadığından bölgeye ismi verilmiş ve buraya adına bir anıt dikilmiştir. Anıtın önüne, ressamın önemli eseri “Gece Bekçileri”‘ndeki karakterler 3 boyutlu olarak yapılmıştır. Gece Bekçileri eserini de Rijks Müzesi’nde görebilirsiniz. Şehirde meydana çok da uzak olmayan bir Rembrandt Müzesi de var. Sanatçıyı daha yakından tanımak istiyorsanız bir göz atabilirsiniz. Müzeyle ilgili detaylı bilgi için link.
15. Waterloo Meydanı
Bölge adını Waterloo savaşından almış. Opera ve bale binasının da bulunduğu çok güzel bir meydan. Burada bir de bit pazarı bulunmakta. Pazar günleri pazar kapalı, bunun dışında her gün pazarı ziyaret edebilirsiniz. İlginizi çekiyorsa mutlaka görün derim. Waterloo meydanının az ilerisinde Mavi Köprü’yü görebilirsiniz. Köprü gerçekten şehirdeki en güzel köprülerden. Köprüyü görüp üzerinde harika şehir manzaları çekebilirsiniz.
Amsterdam’da Yapılabilecek Şeyler
Tüm bu güzel durakların yanı sıra, Amsterdam’da yapılabilecek bir çok etkinlik de mevcut.
- Eğer kalış süreniz yeterliyse Amsterdam’a yakın köyleri de ziyaret edebilirsiniz. Edam, Volendam ve Merkel turu düşünebilirsiniz.
- Bilindiği gibi Amsterdam’da bazı uyuşturucuları kullanmak serbest. Coffee Shop adı verilen mekanlarda bunları alabilir ve içebilirsiniz. Ancak bu ürünleri Amsterdam dışına çıkarmak kesinlikle yasak.
- Şehrin harika kanallarını, merkez istasyondan ya da şehrin ara kanallarından binilebilen kanal turları ile gezebilirsiniz. Kanal turu ücreti firmadan firmaya değişmekte ancak 15-20€ fiyat aralığında 1 saatlik tura katılmak mümkün. Tur esnasında şehrin harika fotoğraflarını da çekebilirsiniz.
- Şehrin sokakları ve evleri harika. Ara sokaklara girerek hem harika evleri görebilir, hem kanal manzaralarının tadını çıkarabilirsiniz.
- Amsterdam’a gelmişken, meşhur yel değirmenlerini görmemek olmaz. Şehrin içinde görebileceğiniz yel değirmeni çok az ancak vaktiniz varsa Amsterdam’a 20-30dk mesafede olan Zaanse Schans bölgesine giderek meşhur yel değirmenlerini görebilir ve kendinizi bir masal ülkesinde gibi hissedebilirsiniz. Bu bölgeye Merkez İstasyondan kalkan tren ya da otobüslerle ulaşmak mümkün. Tren ile 20 dk yolculuktan sonra 15dk yürüyerek bu bölgeye ulaşabiliyorsunuz. Ya da kendi aracınız varsa Amsterdam’dan 15-20dk’lık bir yolculuk ile bu masal şehrini görebilirsiniz.
- Amsterdam denilince akla gelen en önemli şeylerden biri bisiklet. Şehirde arabadan daha fazla bisiklet mevcut. Siz de şehirde bir bisiklet kiralayarak, yerli halk gibi Amsterdam’ın tadını çıkarabilirsiniz. Bisiklet kiralarken bisiklet kurallarını da öğrenmenizde fayda var zira bisiklet trafik kurallarına uymak büyük önem arz ediyor. Bisikletsiz gezerken de bisiklet yollarına girmemeye özen gösterin. Yoksa bir bisikletlinin size çarpması kaçınılmaz oluyor.
- Peynir Hollanda için çok önemli bir konumda. Gelmişken buranın meşhur gouda ve edam peynirlerini denemeden dönmeyin derim. Denediğinizde yanınızda geri götürmek için de almak isteyeceksiniz.
- Eğer şehri gezmekten yorulduysanız, şehirde içecek ve yiyeceğinizi alıp güzel havanın tadını çıkarabileceğiniz çok fazla park var. Bu parklarda vakit geçirebilirsiniz. Ancak dikkat, mangal yakmak sadece belirli parklarda serbest. Parkın girişinde bu bilgilere dikkat etmekte fayda var.
Amsterdam’da görülmesi ve yapılması gerekenler saymakla bitmez. Hem kendisi hem çevresi masal gibi bir şehir. Ben elimden geldiğinde turunuzu planlamanıza ve şehirde gezerken sizi rahat ettirecek bilgileri bu yazıda toplamaya çalıştım. Umarım muhteşem bir tur geçirirsiniz ve tekrar tekrar gitmek istersiniz. Bir sonraki yazıda görüşmek üzere.


